Bende Bu Kafa Varken
Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için baş hekim gelir. Deliye sorar : -Elin nerede? Deli gösterir. -Bacağın nerede? Deli yine gösterir. -Burnun nerde? Deli yine gösterir. Baş hekim doktorlara : -Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve : -Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.
Canlı Gazete
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı : -Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı... Başhekim bu işten hoşlanmış : -Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş. -Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor. Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı! -Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...
Çoraplar
Akıl hastanesinde doktor, davranışlarını normal bulduğu hastaya niçin hastanede bulunduğunu sorar. Hasta : -Pamuklu çorapları yünlülere tercih ettiğim için, diye cevap verir. Şaşıran doktor : -Bunun anormallik neresinde? Ben de pamuklu çorapları tercih ederim, der. Hasta sevinçle karşılık verir : -Çok memnun oldum doktor. Sizinkiler limonlu mu, yoksa sirkeli mi?
Karşı Kaldırım
Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş : -Affedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba? Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek : -İşte şurada, demiş. -Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum, burayı gösterdiler!...
Niçin Gülmüş
Uçak, Yeşilköy'den kalkmıştı. Bakırköy Akıl Hastanesinin üzerinden geçerken, pilot birden gülmeye başladı. Hostes bu gülüşün sebebini sorunca şu cevabı verdi : -Başhekim kaçtığımı öğrenince kim bilir nasıl şaşıracak!!!
Plan Bozuldu
Akıl hastanesinde deliler bir araya gelip kaçış planı yaparlar. Elebaşları planı anlatır : -Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. Sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup onu da kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki : -Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün.
Yalan Söylemiş
Akıl hastanesine yeni gelen doktor, hastaları ziyaret ediyordu.Birine yaklaştı : -Sizin adınız nedir bakayım? -Hüsamettin efendim. -Soyadınız? -Tanrıoğlu. Tam o sırada yandaki yaşlı : -İnanma inanma doktor, yalan söylüyor.Benim böyle bir oğlum yoktur.
Paydos
Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu. -Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu. Adam : -Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum. Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot: -Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü. Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi! Dehşetle sordu : -Öğrencilerin nerede?, diye... -Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
Akşam Serinliği
Bir mecliste konuşulurken, Amerikalı : -Biz Mars'a gideceğiz, demiş. Alman : -Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş. Fransız : -Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş. Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için : -Biz de güneşe gideceğiz, demiş. -Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar. Karadenizli gülümsemiş : -O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz. |